Piyano


İnsanın evrim yolunda geliştirdiği, insanın beyin fonksiyonlarının en ileri düzeyde yönetimini sağlayan, insanın uzaya açılan bilgi teknolojilerine katkıda bulunan piyano; kanun, santur, psalterion, dülsime, timpanon gibi telleri parmak uçlarıyla çekilerek çalınan aletlerden yaratılmıştır..

Elle çalmak yerine bir klavye eklemeyi tasarlayan çalgı yapımcıları, 15. Yüzyıl’da epinet’i onu da geliştirerek klavseni buldular. 18. Yüzyıl’ın başlarına kadar kullanılan klavsen’i tek düzelikten kurtararak güçlü, hafif tınılar veren piyano’yu geliştirmeyi İtalyan çalgı yapımcısı Bartolomeo Cristofori, 1709 yılında başardı, daha sonra 1808 de Fransız çalgı yapımcısı Erard çift maşalı mekanizmayı buldu. Böylece piyano virtüözleri yetişmeye başladı.

Bu arada org gelişti. 1927 de elektronik org yapıldı ve elektronik hafıza yaratılarak bilgisayar çağı açıldı. Klavyeli elektronik çalgılar uzay teknolojilerinin bilimsel ilerlemesine her anlamda finansman sağlarken bugün synthesizer sampling ve sequencer insanın bilimsel çalışmalarıyla gelişimini sürdürmektedir.

Piyano eğitiminde, bireylerin çalma becerilerini geliştirmesi için yapması gereken önemli çalışmalardan birisi; egzersizler çalmaktır.

Alıştırmalar ‘somut’ ve ‘soyut’ olmak üzere ikiye ayrılır:

Somut egzersizler; kaslarla beyin arasındaki iletişimin sağlanması, soyut egzersizler ise; bir piyano edebiyatçısının eserlerinin çalınışıdır. Tabi ki bu arada potansiyel enerji kaynağı solfej ve armoni bilgisidir.

Piyano eğitiminin her aşamasında piyano öğretmeni bir pedagog olmalı öğrencisine eğitimi boyunca eksenler alarak uzun ve zor olan eğitimi eksenlerle kısa ve zevkli bir hale getirmelidir.
Öğretmen bir orkestranın seslendirdiği bütün eserleri tek başına çalabilen sanatçılar yetiştirdiğinin farkında olmalı piyanonun evrensel niteliklerini öğrencisine öğretmelidir.